Selected Journal Articles

This page highlights selected recent research by FBA faculty, presented through clear and accessible summaries designed to be understood by a broad audience.

By focusing on the core ideas, motivations, and real-world relevance of each study, these summaries aim to make academic research more transparent and engaging beyond the academic community. The selected articles reflect the faculty’s ongoing commitment to producing rigorous research while communicating its value and implications in an up-to-date and approachable language.

Özgür Kıbrıs

  • Arbiter Assignment” (with M. Oğuz Afacan and Nejat Anbarcı), Social Choice and Welfare, (2025), online-first.
>> Click for Details

In many real-world settings—such as resolving legal disputes or assigning referees to sports matches—an impartial third party must be appointed to oversee an interaction between two opposing sides. This paper studies a simple but important question: how should these arbiters be assigned when the two sides involved may have different preferences over who oversees them? We develop a general framework for assigning arbiters to multiple cases (or matches) at once, using the preferences of the parties in a transparent and systematic way. The key idea is to focus on fair compromise: we evaluate an assignment by how acceptable the chosen arbiter is to the less satisfied side. Building on this principle, the paper proposes new assignment mechanisms that ensure efficient outcomes and respect priorities across cases (or in sports, matches) The results show that centralized and carefully designed assignment rules can improve fairness, reduce controversy, and lead to better overall outcomes compared to current practices that either ignore preferences or handle cases one by one.

Turkish:

Gerçek hayatta birçok durumda — örneğin hukuki uyuşmazlıkların çözümünde ya da spor müsabakalarına hakem atanmasında — karşı karşıya gelen iki taraf arasındaki etkileşimi denetleyecek tarafsız bir üçüncü kişinin görevlendirilmesi gerekir. Bu çalışma basit ama önemli bir soruyu ele almaktadır: bu tür hakemler, sürece dâhil olan iki tarafın farklı tercihleri olabildiğinde nasıl atanmalıdır? Tarafların tercihlerini şeffaf ve sistematik bir biçimde kullanan, aynı anda birden fazla dosya (ya da karşılaşma) için hakem atamaya imkân veren genel bir çerçeve geliştiriyoruz. Temel fikir adil bir uzlaşmaya odaklanmaktır: bir atamayı, seçilen hakemin daha az memnun olan taraf açısından ne ölçüde kabul edilebilir olduğuna bakarak değerlendiriyoruz. Bu ilke üzerine inşa edilen çalışma, etkin sonuçlar sağlayan ve dosyalar (ya da spor bağlamında maçlar) arasındaki öncelikleri gözeten yeni atama mekanizmaları önermektedir. Bulgular, merkezi ve dikkatle tasarlanmış atama kurallarının, tercihleri tamamen göz ardı eden ya da dosyaları tek tek ele alan mevcut uygulamalara kıyasla, adaleti artırabileceğini, tartışmaları azaltabileceğini ve genel olarak daha iyi sonuçlara yol açabileceğini göstermektedir.


>> Click for Details

Many important investments—such as forming business partnerships or launching joint projects—require people to pool resources, even though the final outcome may be uncertain and involve either gains or losses. This paper asks a simple but practical question: does the way profits and losses are shared affect how much people are willing to invest together in the first place? Using both economic theory and laboratory experiments, we show that it does. In particular, groups invest more when gains are shared in proportion to individual contributions (so effort is rewarded), while losses are shared according to a fixed rule (so individual downside risk is partially insured). This mixed arrangement consistently leads to higher total investment than contracts that treat gains and losses in the same way, either purely proportionally or purely by fixed shares. The results highlight how carefully designed sharing rules can improve cooperation and encourage greater collective investment in settings where outcomes are uncertain.

Turkish:

Birçok önemli yatırım — örneğin iş ortaklıklarının kurulması veya ortak projelerin hayata geçirilmesi — nihai sonucun belirsiz olabilmesi ve hem kazanç hem de kayıp içerebilmesi nedeniyle, bireylerin kaynaklarını bir araya getirmesini gerektirir. Bu çalışma basit ama pratik bir soruyu ele almaktadır: kâr ve zararların nasıl paylaşıldığı, insanların birlikte ne kadar yatırım yapmaya istekli olduklarını etkiler mi? Ekonomik teori ile laboratuvar deneylerini bir arada kullanarak bunun gerçekten de böyle olduğunu gösteriyoruz. Özellikle, kazançların bireysel katkılarla orantılı olarak paylaşıldığı (böylece çabanın ödüllendirildiği), kayıpların ise sabit bir kurala göre dağıtıldığı (böylece bireysel aşağı yönlü riskin kısmen sigortalandığı) durumlarda grupların daha fazla yatırım yaptığı görülmektedir. Bu karma düzenleme, kâr ve zararları aynı şekilde ele alan — ister tamamen orantılı ister tamamen sabit paylara dayalı olsun — sözleşmelere kıyasla tutarlı biçimde daha yüksek toplam yatırım düzeylerine yol açmaktadır. Bulgular, sonuçların belirsiz olduğu ortamlarda, dikkatle tasarlanmış paylaşım kurallarının işbirliğini güçlendirebileceğini ve daha yüksek düzeyde ortak yatırımı teşvik edebileceğini ortaya koymaktadır.